Tesettür Mankeni Sevgilim 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tesettür Mankeni Sevgilim 2Sümeyye ertesi sabah erkenden geldi. Dünkünden farklı bir görüntüsü vardı. Dudaklarına bordo renkli bir ruj sürmüştü. Bu sayede dudakları daha kalın ve etli görünüyordu. Güzel makyajını da biraz artırmıştı. Yanakları pembe pembeydi. Ayak bileklerine gelen siyah kloş etek vardı üstünde. Beyaz bir gömlekle ince bir yelek giymişti. Beyaz keten spor ayakkabılar ayağındaydı. Başını desenli güzel bir türbanla bağlamıştı.Görür görmez “çok güzel olmuşsun, dur öyle fotoğrafını çekeyim!” diyerek fotoğraflarını çektiğim yerde durmasını söyledim. Sümeyye uzun ve bol eteğini yanlarından tutarak kaldırırken fotoğraflarını çektim. “Bunları da siteye ekleyeceğim!” dediğimde gülümsedi.Sonrasında o gün nelerin çekimini yapacağımızı birlikte kararlaştırdık. “Daha çok etek ve gömlekler üzerinde yoğunlaşalım, olur mu!” dediğimde “olur, sen nasıl istersen Fatih Abi!” dedi gülümseyerek. Dünkü parfüm kokusu daha yoğun şekilde geliyordu üzerinden. Yakından baktığımda çok daha güzel görünüyordu Sümeyye. O kalın dudaklarını emmemek için, elimi eteğinin altına sokmamak için zor tutuyordum kendimi. Kıyafetleri seçerken bir de giymesi için file külotlu çorap verdim. Eteklerin altında bu çorapla çok daha güzel ve alımlı olacağına inanıyordum. Sümeyye odaya girince kapıyı kapatıp çıktım. Dün her içeri girdiğinde kapıyı kilitlemişti ama şimdi öyle bir şey yapmadı, bana güveniyordu. Tabii mini gizli kamera çalışıyor, vazifesini yerine getiriyordu. Sümeyye gider gitmez kaydettiklerini laptopa atıp bakacaktım yine.Sümeyye’nin çıkması on dakikaya yakın sürdü. İçimden “acaba kamerayı mı gördü yoksa!” diye düşündüm hatta. Ama çıktığında yüzündeki gülümsemeyi görünce yok yere hayıflandığımı anladım. Siyah uzun kalem eteğinin üstüne kırmızı gömlek giymişti. Parlak siyah türbanı ve altındaki file çorabıyla çok güzel görünüyordu. Karşımda durup poz verirken üzerine atlamamak için kendimi zor tutuyordum. Kalem etek kalçalarını ve götünü belli ediyordu. Yüksek topuklu ayakkabısının üstünde kuğu gibi süzülüyordu adım attıkça.Sırasıyla seçtiğim kıyafetleri giyinip geldi, ben de tek tek çekimlerini yaptım. İki saate yakın, yoğun ama verimli ve güzel bir çalışma olmuştu. “Biraz ara verelim, çay içelim!” dediğimde “ben yaparım!” dedi atılarak. Odada çay makinesini görmüştü. Yanıma geldiğinde ben laptopta fotoğraflarına bakıyordum. “10 dakikaya demlenir çay!” dediğinde “tamam, eline sağlık!” dedim.Yanımda ayakta durunca “şu sandalyeyi alıp getir, sen de otur, öyle yabancı gibi durma!” dedim. Soyunma kabininin önündeki sandalyeyi yanıma koyup oturdu, bacak bacak üstüne attı. Üstünde çekimini tamamladığım uzun çiçekli bir etekle açık yeşil gömlek vardı. Kırık beyaz bir şalla bağlamıştı başını. Hafifçe eğilip ekrana bakarken kokusunu içime çekiyordum. Fotoğraflar hakkında yorumda bulunuyordu. Siyah file çorabı açılan eteğinin altından bir karış görünüyordu. Elimi uzatıp eteğin altına sokmak istedim ama kendime hâkim olmam gerekiyordu. Sümeyye gençliğinin, tazeliğinin başında açılmamış bir gül goncasıydı. Henüz koklanmamıştı. Bana bu kadar yakın davranması benden çekinmediğini gösteriyordu. Pembe yanaklarına, bordo rujlu dudaklarına bakmadan edemiyordum. Beyaz gömleğin altında sivrilmiş memeleri de gözlerimi kamaştırıyordu. Bir ara mouse’u tutmak isterken masanın kenarına bursa escort koyduğu beyaz eline dokundum. Yan gözle bakıp elini hafifçe çekti ama tamamen kaldırmadı masadan. Yarı bilerek yarı kazara bir dokunuş olmuştu bu ama Sümeyye’nin elini çekmemesi beni cesaretlendirmişti. Yavaşça sağa doğru kaydırdım elimi ve serçe parmağımı eline değdirdim. Bana bakmadı, ekrana bakıyordu ama elini de çekmedi. Biraz daha cesaretlendim bunun üzerine ve bu kez birkaç parmağımı elinin üzerinde gezdirdim. Bu kez çeker gibi oldu, eli kımıldadı ama sonra bıraktı. Elini tuttum bunun üzerine. Kahverengi gözleriyle baktı bana, yaptığım hoşuna gitmişti. Elini kaldırıp dudaklarıma götürdüm. Bunun üzerine “şey, ben çaya bakayım!” diyerek kalktı ve odaya gitti.Bu fırsat kaçmaz diyerek ben de peşinden gittim. Çay makinesinin yanında durmuş bardakları tepsinin üstüne koymuştu. Beni görünce şaşırdı ve heyecanlandı. Yanına geçtim ve elini tutup öptüm. “Çok güzelsin!” dediğimde bir şey diyecek gibi oldu ama sessiz kaldı. Sümeyye böyle şeylere alışık bir kız değildi. O nedenle yüzündeki heyecanı olduğu kadar istekliliği de görebiliyordum. Başımı eğdim ve sağ yanağına küçük bir öpücük kondurdum. Beyaz narin ellerinin titrediğini gördüm. Sağ elini tutup öptükten sonra bu kez dudağının kenarına bir öpücük kondurdum. Heyecandan topuklu ayakkabısının üstünde düşecek gibi olduğunda sıkıca tuttum elinden ve bana çevirdim yüzünü. 1,65 kadardı boyu normalde ama ayağındaki yüksek topuklularla daha da uzamıştı. Yanaklarını tuttum ve etli dudaklarının üzerine bir öpücük kondurdum. Dudakları da tıpkı elleri gibi titreyip kıpırdadı. Badem biçimli büyük gözlerini kırpmadan bakıyordu bana. Yeniden bir öpücük kondurdum dudaklarına, bu sırada gözlerini kapattı ve ellerini belime attı. O an doğru yolda olduğumu anladım, ilerlememek için herhangi bir sebebim yoktu. Mağazanın kapısı açıktı, içeri giren biri bizi görebilirdi. “Kapıyı kapatıp geleyim!” dediğimde “tamam!” dedi usulca. Koşar adımlarla kapıyı kapattım ve arkadan kilitledim. Zaten doğru düzgün gelen olmadığı için sorun olacak bir şey değildi. Yarağım sertleşmeye başlamıştı bile. Gencecik Sümeyye’ye her dokunuşum, onu her öpüşüm yarağımda sertlikler yaratmıştı.Yanına gittiğimde bardaklara çay koymuştu ama çay içecek zaman değildi. İncecik belinden tuttum ve yeniden dudaklarına bir öpücük kondurdum. Sümeyye’nin gözleri kapalıydı, heyecandan bir kuş gibi titriyordu. Yanaklarına birkaç öpücük daha kondurduktan sonra etli dudaklarını emmeye başladım. Öpüşme konusunda deneyimli bir kız değildi elbette. Nasıl yapacağını bilmiyordu. “Ağzını arala, serbest bırak!” dediğimde “tamam!” dedi fısıltıyla. Alt dudağını emmeye başladım. İnce beli üzerinde gidip geliyordu elim. O da ellerini belime atmış, gözlerini sıkı sıkı kapatmıştı. Rujun kalınlaştırdığı her iki dudağını emerken belindeki ellerimi alta kaydırdım. Çiçekli eteğini usul usul parmaklarımın arasında yukarı çekmeye başladım. Derken siyah file külotlu çoraplı bacakları ve kalçaları açığa çıktığında manzara harikaydı. Külotlu çorap bacaklarını ve kalçalarını sıkılaştırmıştı.Elim çorabın üstünden kalçalarında gezinirken Sümeyye’de beni izliyordu, öpüşmeyi bırakmıştı ellerimi izlemek için. Kalçalarını ve bacaklarını nazikçe, onu ürkütmeden okşarken o ellerini omuzlarıma attı. “Hoşuna bursa escort bayan gidiyor mu!” dediğimde “evet!” dedi yine fısıltılı bir sesle. File çorabın dokusunu parmaklarımın ucunda hissediyordum.Yarağım artık sertleşmiş, kalınlaşmıştı. Köşedeki sandalyeyi çekip oturduğumda onu da kucağıma oturttum. Eteğini sıyırdım ve kalçalarını okşamaya başladım. Bu arada dudaklarını emiyordum. Derken Sümeyye benim dudaklarımı emmeye başladı. Kısa zamanda nasıl yapması gerektiğini öğrenmişti. Dolgun ve taze kalçalarını okşadıkça dudaklarımı da iştahla emiyordu Sümeyye. Bir elini omzuma atmıştı. Kalkık yarağım kalçasına değmeye başlamıştı. Öpüşmemize ara verdiğimiz bir ara gömleğinin düğmelerini açmaya başladım. Düğmeler tek tek açıldıkça bembeyaz teni de açığa çıkıyordu. Sonunda düğmeler çözüldüğünde annesinin dün akşam torbadan çıkarıp giydiği siyah sutyenin aynısı ile kaldı. Belki de Selime Abla kızına da aynı sutyenden almıştı. Sutyen daha da dikleştirip kaldırmıştı Selime Ablanın memelerini ama Sümeyye’nin buna ihtiyacı yoktu. Siyah sutyenin altına elimi soktuğunda “ımmmm!!!” diye bir inilti geldi dudaklarından. Yaşına rağmen dolgun ve büyük memelerinin sivri uçlarını parmaklarımın arasına almışken kendisi sutyeni aşağı doğru sıyırdı, memeleri açığa çıktı. Kırmızıyla pembe arasıydı uçlarının rengi. Oysa memeleri bembeyazdı. Bakışları arasında onları emmeye başladım. Memeleri ağzımın ve dilimin dokunuşuyla adeta titrerken uçları da büyüyordu. Sümeyye’den keyifli iniltiler çıkıyordu artık. Sağ elimi memelerinden kalçalarına attım yeniden ve bastırarak okşamaya başladım bu sefer. Sümeyye başımı iki yanından sıkıca tutmuş beni memelerine bastırıyordu. Memelerinin her bir noktasını emiyor, dilliyor, yalıyordum. O ise sanki daha fazlasını yapmamı ister gibi beni daha çok kendine bastırıyordu. Yarağım artık sürekli kalçasıyla temas halindeydi. Daha fazla o halde kalabilecek durumda değildim. Yavaşça doğruldum ve ona kalkmasını söyledim. Sivri yüksek topuklularının üstünde ayağa kalktığında eteği sallandı. Gömleğinin açık düğmeleri arasından memeleri ve bembeyaz biçimli karnı görünüyordu. Ona sandalyeye oturmasını söylediğimde gözlerini üzerimden ayırmadan oturdu. Ne yapacağımı merak ediyordu ama aklında birtakım şeylerin olduğuna emindim.Karşısında dururken pantolonumun kemerini açtım. Düğme ve fermuarını da açtıktan sonra indirdim ayaklarıma. Baksırımı da indirdiğimde kalkık haldeki yarağım karşısındaydı. İlk defa yarak gören bir kız için yaşadığı heyecanı görmek beni mutlu etti. Yarağımı kökünden tutup salladım ve “tutsana!” dedim. Narin beyaz sağ elini attı yarağıma ve nazikçe tuttu. Gözleri üzerimdeydi yine. “Ne yapayım!” der gibi bakıyordu. “Okşa onu!” dedim bunun üzerine. Elini yarağımın üzerinde götürüp getirmeye başladı. Bense eğilmiş memelerini okşuyordum. Uçlarını sıkarken Sümeyye yerinde kıpırdıyordu durmadan. Yarağım narin eli sayesinde daha da büyüyüp kalınlaştı kısa sürede. Derken “ağzına al!” dedim, bunu yapacağına emin değildim belki de tepki gösterecekti bana ama umduğumun aksine yavaşça eğilip ağzını araladı. Yarağımın kafasını usulca ağzına sokup bir dondurmayı emer gibi emmeye başladı.Başımı yukarı atıp gözlerimi kapadım. İnanılmaz, harika bir duyguydu. 18 yaşındaki Sümeyye’nin bir bahar tazeliğindeki sıcak ağzındaydı yarağım görükle escort daha ne isteyebilirdim. Başındaki beyaz şalını açmak istemedim. Kapalı haliyle daha seksi ve alımlı görünüyordu ne de olsa. Yanaklarını, memelerini okşuyordum. O ise usul usul yarağımı emmeye devam ediyordu.Babası öldüğünde henüz küçüktü Sümeyye. Annesinin katı kurallarıyla büyümüştü. Ama buna rağmen şimdi yarağımı ağzına alıyordu. Kızın içinde yanan alevler, kopan fırtınalar vardı ki böyle yapıyordu. Ve o alevleri söndürüp fırtınaları dindirmek bana nasip olacaktı. Sümeyye’nin narin ve yavaş saksosu beni kendime getirmişti. Bu noktadan sonra ya ağzına boşalacaktım ya da onu sikmenin bir yolunu bulacaktım. Gönlüm ikincisinden yanaydı ama bunu ilk günden yapmamın çok zor olduğunu biliyordum. Nitekim azgınlığımın etkisiyle başını tuttum ve ağzını açık tutmasını söyledim. Araladığı ağzına sokup çıkartmaya başladım yarağımı.Sıcacık ağzında ileri geri gidip geliyordu yarağım. İnci gibi beyaz dişleri sürttüğünde daha da açtı ağzını. Büyük gözleri daha da büyümüş üzerimden bir an olsun ayırmıyordu. Ellerini iki yana sarkıtmıştı. Ağzına daha çok bastırmaya başladım yarağımı. Nerdeyse boğazına kadar girer olmuştu. Ağzından artık sıvılar geliyordu, oluşan tükürük dudaklarının kenarından akıyordu. İniltilerim odayı doldururken saksonun kendine has sesi de buna eşlik ediyordu. Artık ağzını sikiyordum Sümeyye’nin. Bir am gibi açmış, yarağımı en dip noktalarına alıyordu. Kahverengi gözlerinde endişeli bir bekleyiş oluşmuştu. İşin sonunun nereye varacağını merak ediyordu. Oysa ben aldığım zevkle inliyordum. Yavaş yavaş boşalmaya yaklaşıyordum. Sümeyye ellerini kaldırıp kalçalarıma attı. Ağzının kenarlarından akan sıvıya burnundan ve gözlerinin kenarlarından akanlar karışmaya başlamıştı. Gözlerindeki koyu makyaj ince bir dere gibi beyaz yanaklarından aşağı süzülüyordu. Birkaç defa sertçe abandım ağzına. O anlarda yarağım bademciklerine kadar girmişti ağzına. Başını geriye atmaya çalışıp benden kurtulmaya çalışıyordu ama bırakmadım bunu yapmasına. Belimi ve götümü oynatarak ağzını sikmeye devam ettim.Sonunda sarsıla sarsıla sıcak ağzına akıtmaya başladım döllerimi. Tüm vücudum zangır zangır titreyip duruyordu. Sümeyye boğulur gibi sesler çıkartıp kendini kurtarmaya çalışıyordu ama gücü bana yetmiyordu. Boşalmam bitene kadar ağzında tuttum yarağımı. Döllerim çenesinden çıplak koynuna ve gömleğin yakasına akıyordu. Minik beyaz çenesi döllerimle kaplanmış, gözlerinin koyu makyajı yanaklarını boyamıştı. Beyaz yüzü kıpkırmızı olmuştu.Yarağımı çıkardığımda kendini geriye çekip öğürmeye başladı. Neye uğradığını şaşırmıştı Sümeyye. Böyle bir şeyi beklemiyordu. Hızla kalktı ve yan taraftaki tuvalete koştu. İçerde öğürüp kusarken ben yarağımı kâğıt peçete ile sildim. Karım sohbetine katıldığı bir hocanın tavsiyesiyle son yıllarda ağzına verdiğimde tüm döllerimi yalayıp yutar olmuştu. Ama Sümeyye karımın deneyimine sahip değildi. O yüzden ağzına dolan döllerimi çıkardı öğüre öğüre.Yanıma geldiğinde hiçbir şey olmamış gibi üstünü düzeltmeye başladı. Ancak bana bakmamaya gayret ediyordu. Sonunda belinden tutup “özür dilerim, böyle olsun istemedim ama senin güzelliğin karşısında kendime hâkim olamadım!” dedim ve yanağından öptüm. “Önemli değil!” dedi fısıltıyla. “Bana kızmadın mı!” diye sordum bunun üzerine. “Yok, neden kızayım!” dedi gözlerini gözlerime dikerek. O zaman dudaklarından uzun uzun öptüm onu. Belini ve çiçekli eteğinin altındaki götünü avuçladım. Bir dahaki sefere onu rahat rahat sikeceğimi anlamıştım…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32