Rus Yengem 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Rus Yengem 1Abim uzun yıllar yaşadığı Rusya’dan yakın zaman önce döndü. Yanında eşi ve iki yaşındaki küçük kızı da vardı. Eşi Natalya adında, 42 yaşında bir kadındı. Rusya’da daha önce evlenip boşanmıştı ve bu evliliğinden bir kızı vardı. Ancak kızı boşandığı kocasında kalmıştı.Annemle babam abimin evliliğine başından beri karşı gelmişlerdi. Abimin Rus ve çocuklu bir kadınla evlenmesini istememişlerdi. Ancak abim onları dinlemeyip evlenmişti. Bu yüzden abimle araları limoniydi. Hatta küçük torunları olmasa onunla hiç konuşmayacaklardı. Yaptıklarının çok yanlış olduğunu defalarca söylememe rağmen dinletemiyordum. Namazında niyazında tiplerdi, abimin bir gâvurla evlenmesini içlerine sindiremiyorlardı. Abime birkaç kez karısını Müslüman yapmasını söylemişler ama abim oralı olmamıştı hiç. Natalya ile mümkün olduğunca az konuşmaya çalışıyorlardı. Natalya bu duruma çok üzülse de abimin daha fazla üzülmemesi için ses çıkartmıyordu. Evleri bizimle aynı sitede ama başka bir bloktaydı. Kaç defa onları evine yemeğe ve oturmaya davet ettiyse de annemle babam buna hiç riayet etmediler. Natalya Rusya’da Türkoloji ve Sanat Tarihi okumuş eğitimli, kültürlü ve aydın bir kadındı. Zaten abimi de bu özelliği sayesinde etkilemişti. İnşaat mühendisi olan abimle çalıştığı müzede tanışmışlardı. Türkçesi oldukça iyiydi. Bunun dışında birkaç yabancı dil daha biliyordu. Abimle evlenmeden önce de Türkiye’ye pek çok kez gelmiş, tatillerini Antalya ve Alanya’da geçirmişti.İlk başlarda hemen her gün bize geliyordu minik yeğenimle beraber. Ama annemle babamın tavırları sonunda Natalya’nın gelişleri azalmaya başladı. 2-3 günde bir gelir oldu. O zaman ben yeğenimi görmek için onlara gitmeye başladım. Hemen her akşam iş çıkışında yeğenim için çikolata, kıyafet, oyuncak vs alıp kapılarını çalıyordum. Ailede kendisiyle görüşen sadece ben olduğum için bana karşı çok yakın ve sıcak davranıyordu. Kendisine yenge dememi istemediği için de adıyla hitap ediyordum. Yaşına rağmen daha genç gösteren çok güzel ve çekici bir kadındı Natalya. 1,70 kadardı boyu ve ne zayıf ne de kiloluydu. Dalgalı sarı saçları sırtına dökülen, beyaz tenli ve mavi gözlü tipik bir Rus kadınıydı. Çalışmıyordu, tüm gün evde yeğenimle ilgileniyordu. Ev hanımıydı ama Türk kadınları gibi kendini salmamıştı. Her zaman giyimine, makyajına, yediğine içtiğine özen gösteren bir gün bile pejmürde görmediğim bir kadındı. Abim çok şanslıydı onun gibi bir kadınla evlendiği için. Ben de ilerde onun gibi bir kadınla evlenmenin hayalini kurar olmuştum. Sık sık ayrılıp barıştığım kız arkadaşım güzel bir kızdı ancak bazı zamanlar kendine bakmıyordu. Natalya ondan 20 yaş büyüktü ama ona göre çok daha alımlı ve çekici kalıyordu. İtiraf etmekte zorlansam da zaman zaman içimde ona karşı farklı duygular hissettiğim de oluyordu. Sürekli evlerine gitmeme sebep yeğenim olduğu kadar Natalya idi…Bir akşam yine iş çıkışı aldığım küçük bir oyuncakla kapısını çaldım. Natalya açtı kapıyı, abim gelmemişti henüz. Üstünde beyaz mini etekle ip askılı mavi bir bluz vardı. Dışarıda hava yağışlı ve buz gibi olsa da evin içi sıcacıktı ve Natalya’da rahat ve açık şekilde giyinmişti. Bize geldiği zamanlarda kapalı giyinmeye dikkat ediyordu ama kendi evinde doğal olarak rahat giyiniyordu.Biçimli ve parlak beyaz bacakları, çıplak koynu ve kolları ortadaydı. Şişkin memelerinin çatalına takılmadan edemedi gözlerim. Bluzun altındaki siyah sutyeninin ince askıları görünüyordu. Ucunda minik bir Haç olan kolyesini asmıştı boynuna. Annemle babam bunu görse şeytan görmüş gibi kaçarlardı.Yanaklarımdan öptü, elimdeki oyuncağı alıp “Furkan her akşam alma böyle şeyler, çok zahmet oluyor sana!” dedi mahcup olmuş şekilde. Kendine has ve hoş bir aksanı vardı. “Ne demek, sonuçta Ayşe benim yeğenim!” dedim içeri geçerken.“Yemek yedin mi!” diye sorunca “Yok, işten çıkıp buraya geldim!” dedim yanıt olarak. “Tamam, abin geç gelecek bu akşam, beraber yemek yiyelim!” dediğinde “Olur, bana uyar!” dedim keyifle. Natalya’nın eli lezzetliydi, yemekleri çok güzel oluyordu. Ben yeğenimle oynamaya koyulurken o mutfak kısmına geçti, açık Amerikan mutfaktı. Ayşe ile oynuyordum ama aklım Natalya’daydı. Gözlerim ona kayıyordu sürekli. Eğilip kalktıkça dar mini eteğinin sıkıp açığa çıkardığı götüne kilitleniyordum. Eteğin altında sanki külot yoktu, beyaz kumaşın altından teninin rengi belli oluyor gibiydi. Belki göz yanılsaması belki de gerçekti bu. Adım attıkça götünün sallanışlarını seyrediyordum kaçak kaçak. Parlak beyaz bacaklarını, kalçalarını izliyordum. Arada konuşuyorduk, bana bakıp gülümsüyordu devamlı. Abim böylesi bir güzelliğin sahibi olduğu için çok şanslıydı, her gece manken gibi karısının koynuna girip onu sikiyordu doya doya. Düşünceler aklımda gidip geldikçe yarağım sertleşiyordu. Kendime engel olmaya çalışsam da yapamıyordum. Benden hiçbir şekilde çekinmiyordu Natalya, yanımda bu şekilde dolaşmak onun için çok normaldi ama benim için değildi. Sonunda “Yemek hazır!” deyince kocaeli escort yeğenimi kucaklayıp sofraya oturdum. Natalya bol sebzeli ve etli bir Rus yemeği yapmıştı, yine her zamanki gibi çok güzeldi yemek. Dört kişilik yemek masasında hemen karşımdaydı. Memelerinin üstünü, çatalını, siyah sutyen askısını gözüme sokarcasına kayıtsız şekilde yemeğini yiyor, kızına yediriyordu. Natalya çok rahattı ama benim elim ayağım titriyordu heyecandan. Abazan bir erkek değildim, kız arkadaşım güzel sanatlar mezunu özgür ruhlu bir kızdı. Pek çok kez ilişkiye girmiştik. Ama Natalya benim için yasak elmaydı. Ve yasak elmanın çekiciliği karşısında ağzım sulanıyordu.Yemek sonrası birlikte masayı topladık. Natalya kirli tabak, çatal, kaşık vs bulaşık makinesine koymak için eğildiğinde mini eteğinin altındaki götü bir değirmen taşı gibi büyüdü gözlerimin önünde. Domalır hale gelmişti nerdeyse, ben kirlileri veriyordum o da makineye koyuyordu. Kumaş pantolonun altında yarağım sertleşmeye başlamıştı yine. Allahtan dar bir pantolon değildi yoksa vaziyeti anlayabilirdi. Bu arada bluzu da açılmış, belinin çıplak beyaz eti ortaya çıkmıştı. Eteğinin altından (olmadığını sandığım) siyah tanga külotunun ince askılarını da gördüğümde kalbimin atışları hızlandı. Öz abimin karısıydı, yengemdi ama karşımdaki manzara kendime hâkim olmamı engelliyordu.Bu heyecan dolu anlardan sonra Natalya Ayşe’yi yatırmak için odaya geçerken ben televizyonun karşısına geçtim. Kanallar arasında dolaşıp durdum ama aklım, kalbim yengem Natalya’da kalmıştı. Yarım saat kadar sonra gelip L koltukta hemen yanıma oturdu ve bacak bacak üstüne attı. Eteği nerdeyse götüne kadar açılmış haldeydi. Kalbim o an zonklar gibi çarptı ancak Natalya çok rahattı yine. Bana işimle ve kız arkadaşımla ilgili sorular sordu. Onunla tanışmak istiyordu ama bir türlü uygun fırsatı bulamamıştık.“İçki içer misin!” diye sorunca “Olur!” dedim. Kendi evimde babamın korkusundan içemiyordum, ancak arkadaşlarla buluştuğumuzda birkaç bira içiyordum o kadar. Biraz sonra bir şişe votkayla iki shot bardağı getirdi. Bardakları doldurup benimkini uzattıktan sonra “Nazdarovya!” diyerek küçük bardağı kaldırıp ağzına dikti. Bardaktaki votkayı bir dikişte içmişti Natalya ama ben votkanın yabancısı sayılırdım o nedenle ağzımdan boğazıma ve mideme yayılan bir yangına engel olamadım. Bu halim onu güldürürken zor da olsa üçüncü sefer de bitirdim votkayı. Yeniden geriye yaslanıp bacak bacak üstüne attı. Aynı görüntü yine ortaya çıktı. Acaba bilerek mi yapıyor diye düşünmeden edemedim. Normal gelmiyordu bana bu hareketleri ama sonuçta o bir Rus’tu, Türk değildi. Rus kadınlarının özgüvenine ve serbestliğine sahipti.İlk kadehin ardından ikinciyi daha rahat içtim. Konu konuyu açıyordu. Abimle nasıl tanıştıklarını, ilk evliliğinden olan kızını, minik Ayşe’nin davranışlarını konuşup durduk. Rus kocasından olan kızının büyük bir fotoğrafı konsolun üstündeydi. “Bu sene 18 yaşına giriyor!” dedi, gözleri neşeyle parlıyordu bunu söylerken. Kızının adı Larisa idi ve inanılmaz bir güzelliğe sahip melek gibi bir şeydi. Sarı saçları beline inen beyaz tenli, mavi gözlü bir kızdı. Kız arkadaşım hakkında sorular sordu daha sonra. “Birlikte yaşamayı düşünmüyor musunuz!” diye sorunca “Bu mümkün değil, evlenmeden olmaz!” dedim. Cevabıma güldü. Türk kültürünü, adetlerini az çok biliyordu aldığı eğitim nedeniyle üstelik bir Türk ile evliydi ama yine de sormuştu. “Hiç aşk oldu mu aranızda, yani ilişki!” diye sorunca kızarıp bozardım. Bu onu daha da eğlendirip güldürdü. Kız arkadaşımla yaşadıklarımız ikimizin arasındaki sırdı ve öyle de kalmalıydı. O nedenle utana sıkıla “Yok!” dedim. Ancak Natalya sanki yalan söylediğimi anlamıştı ve elime vurup “Hadi hadi kandırma beni!” dedi gülerek.Abim gelene kadar kalmamı istemişti. O nedenle iki kadeh daha votka içtim. Kendisi de benimle birlikte içti. Kafam iyi olmuştu dört kadeh votkayla ama Natalya bana mısın dememişti. İçkiye alışıktı. Başım döner gibi olduğunda koltuğa uzanmamı istedi. L koltuğun bir yanına uzanırken kendisi diğer tarafında oturmaya devam etti, elindeki dergiyi okuyordu. Gözlerimi ara ara açıp bacaklarına bakıyordum ancak beni yakalamasından da çekiniyordum.Abim saat 23:00’ü geçerken geldi. Uzun yıllar Rusya ofisinde çalıştığı firmada üst düzey yönetici konumuna gelmişti. Çok iyi maaşı vardı. Artık Türkiye’de yaşıyor olsa da ayda en az bir kez Rusya’ya ve diğer doğu bloku ülkelerine gidip geliyordu. Rusya’dan gönderdiği paralarla üniversiteyi rahat bir şekilde okumuştum, çalıştığım işi bile abim bulmuştu. Ona çok şey borçluydum ama karısını dikizlemekten de geri durmuyordum. Yaptığım çok yanlış, günah bir şeydi ama kendime engel olamıyordum.Abim votka içerken bana da bir tane verdi. “Al oğlum, alış, çocuk değilsin artık!” diyerek uzattı kadehi. Natalya ise abimin yanına oturmuş, elini onun omzuna koymuş ve yine bacak bacak üstüne atmıştı. Abim karısının bu halinden hiç gocunmuyordu. Rusya’da yıllarca kocaeli escort kalınca bir yanıyla Rus olmuş gibiydi. Aramızda 10 yaş fark vardı, 38 yaşındaydı ve Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birini dereceyle bitirmiş, hemen akabinde büyük bir firmada çalışmaya başlamıştı. Firma kendisini Rusya’ya göndermişti birkaç ay sonra. Rusya’nın pek çok yerinde çalışmıştı. Anadili gibi Rusça konuşuyordu artık. Birbirimizin zıddı gibiydik, o çok ciddi, ağırbaşlı biriyken ben daha zıpır ve dışadönüktüm. Abime çok saygı duyuyor aynı zamanda çekiniyordum. Natalya’dan önce de hayatına pek çok Rus kadın girmişti, annemle babam bunu bilmese de ben biliyordum kardeşi olarak. Ancak sonunda Natalya abime kancayı takmıştı.Abim işlerinin yoğunluğu nedeniyle Natalya ve kızı ile yeterince ilgilenemediğini söyledi. Natalya Türkiye’ye geldiğinden beri eve hapsolmuştu. Abim zamanının büyük kısmını işine veriyordu. Natalya bundan şikayetçiydi, abim de rahatsızdı bu durumdan ama elinden bir şey gelmiyordu. Benden Natalya ve kızını dışarı çıkarıp gezdirmemi istedi. Natalya bu duruma çok sevinirken ben nasıl olacak diye sordum. “Nasıl olacağı var mı oğlum, yengen ve yeğeninle gezip tozacaksın. Dışarı çıkın AVM’leri dolaşın, parklara gidin, yemek yiyin, gezin eğlenin. Parasını ben vereceğim, aklına başka şey gelmesin!” dedi. “Olur mu abi, o ne demek!” dedim ama abimin bana para harcatmayacağını biliyordum. Hemen o hafta sonu dışarı çıkmak için anlaştık. Saat 00:00’a gelirken kalkmak istediğimde abim “Nereye oğlum bu saatte, yat burada, sabah işe buradan gidersin, ben sabah bırakırım!” dedi. Önce kabul etmedim ama Natalya da kalmamı isteyince kıramadım. Abim L koltuğu açıp yatak haline getirirken Natalya da battaniye ve yastık getirdi. “Eşofman ister misin!” diye sorunca “Yok, öyle yatarım!” dedim.Onlar odalarına geçerken ben de soyunup girdim yatağa. Beş kadeh votka içmiştim. Alışık değildim, başım ara ara dönüyor, ağrıyordu. Midem bulanır gibi oluyordu. Kız arkadaşımla her gece yaptığımız telefon görüşmesini o gece yapamadım.Sabah abim bıraktı işe. Arabada Natalya’nın beni çok sevdiğini söyledi. Kendisi yokken karısı ve kızına göz kulak olmamı ekledi. Akşam söylemeyi unuttuğunu, Cumartesi günü Türkmenistan’a gidip oralardaki şantiyeleri denetleyeceğini, belki bir hafta kadar kalacağını söyleyip “Sen bizde kalırsın, eve gitme, işe bizden gidip gelirsin. Natalya korkak bir kadın değil ama insanlara güvenemiyorum. Ben oradayken aklımın burada kalmasını istemiyorum. Zaten annemle babam sana baskı yapıyorlar, biraz olsun rahatlamış olursun sen de. Ayşe bizim odada yatacak, onun odası boş kalacak. Oraya yatak olan bir koltuk sipariş ettim senin için. Bugün yarın gelir, bundan sonra salonda değil orada yatarsın. Sana anahtar da yaptıracağım, kendin girip çıkarsın. Anlaştık mı!” diyerek dizime vurdu. “Anlaştık!” dedim sevinçle. Abim olmadığı zamanlarda yengeme yakın olacaktım. Kendisini dışarıda gezdirmekten hariç aynı evin içinde baş başa olacaktım. Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz dedim kendi kendime. Akşam iş çıkışı kız arkadaşımla buluştum. Gece telefonda konuşamadığımız için gitmeden önce küçük bir hediye aldım ama yine de tavır yaptı. Elini tutup öptüm, özür diledim pek çok kez ama nafile. Natalya’nın yanımdaki rahatlığını, özgüvenini, benimle konuşmaktan çekinmemesini görüp kız arkadaşımın triplerini yiyince “Ne halin varsa gör!” diyerek kalktım masadan, onu tek başına bıraktım. O akşam eve gittim. Annemle babam abimde kalmamdan rahatsız olmuşlardı. Başımın etini yediler. “O kadın sizin gelininiz, isteseniz de istemeseniz de!” dedim tepki göstererek. Abim olmadığı zamanlarda orada kalacağımı söylediğimde annem her zamanki ayılıp bayılma numaralarından birini çekti ama hiç taviz vermedim.Gösterdiğim tepki işe yaramıştı. Kız arkadaşım gece yarısı aradı. Benden özür dilerken çıplak görüntülerini attı özür dilemek için. Memelerinin ve yeni tıraş ettiği amının, domaldığı götünün resimlerine baka baka 31 çektim onun için. En son sikişmemizin üzerinden bir ay kadar geçmişti, yakın bir zamanda yeniden yapmak için sözleştik…İki gün sonra Cumartesi günü abim sabahtan Türkmenistan’a uçtu. Öğleden sonra iş çıkışı eve gidip eşyalarımı aldım. Bir hafta kadar abimde kalacaktım artık. Annem ve babamın tüm itirazlarına hatta hakaretlerine rağmen abimin evine gittim.Natalya kısacık bir kot şort giymişti altına, üstüne ise askılı parlak bir bluz. Memelerinin şişkinliği daha da artmış gibiydi, ten rengi sutyeninin askıları ve üst kısmı bariz şekilde görünüyordu. Mini şort kasıklarını ve götünü sıkmıştı, nerdeyse dolgun götünün yanakları görünüyordu. Çantamı Ayşe’nin odasına koydum. Natalya benim için sipariş ettikleri koltuğun bir saate kadar geleceğini söyledi. Kış mevsimiydi, dışarıda soğuk bir hava vardı ama merkezi sistem ısıtmalı evin içi sıcaktı, Natalya ise yanıyordu sanki, bu kadar açık saçık giyinmesinin başka nedeni olamazdı. Yoksa menopoza izmit escort mı girmiş diye sordum kendime. Ayşe ile oynarken gözlerim Natalya’nın üzerindeydi devamlı. Bir yandan yemek hazırlıyor, bir yandan da benimle konuşuyordu. Götü, kalçaları, bacakları ve memeleriyle insan üstü bir varlıktı. Arada birkaç shot votka içtiğini gördüm.Yemeğin altını kısıp yanımıza geldi. Yerdeki Ayşe ile ilgilenip oynarken zaman zaman dört ayak üstüne gelip domalıyordu. O anlarda minik şort adeta bir tanga misali göt yanaklarının arasına girer gibi oluyor, memeleri sutyeninden sarkıyordu. Siyah tangasının ipleri ortaya çıkıyordu. Bunları bilerek yapıyordu büyük ihtimalle. Başka bir anlam veremiyordum. Rus bile olsa bu şekilde davranmasının başka anlamı yoktu bence. Yarağım kot pantolonun altında sertleşip kalkıyordu, anlamaması için dikkat ediyordum.Bir saat kadar sonra zil çaldı. Koltuğu getirmişlerdi. Natalya’ya “Sen yatak odasına geç ve orada kal, çıkma!” dedim. “Neden!” diye sordu mavi gözlerini açarak. “Şey, ya, bu kıyafetinle adamlara görünmemen iyi olur!” dedim, kalbini kırmamaya çalışıyordum bunu söylerken. Ancak Natalya bu tip şeylere uyacak bir kadın değildi. “Ne var kıyafetimde!” diye sordu bu sefer. “Ya, bir şey yok ama biraz açık kalıyor!” dediğimdeyse “Ah, Furkan, sen de mi böyle düşünüyorsun, baban gibisin!” dedi. Ardından da kapıyı açtı adamların girmesi için.İki genç adam ellerinde koltukla kapıdan girerken Natalya’ya baktı. İşlerini yapıp gidene kadar içim içimi yedi. Arada gözleri Natalya’nın sütun gibi bacaklarına, dolgun memelerine kayıyordu. O anlarda Natalya’nın önüne geçip görmelerini engelliyor, sorular sorup oyalamaya çalışıyordum onları. Nihayet iş bitip adamlar gittiğinde Natalya “Ne oldu Furkan, adamların yanında hep beni gizledin!” dedi. “Ya kusura bakma da burası Türkiye, Rusya değil. Yani adamların karşısına böyle çıkılmaz!” dedim. Sinirlenmiştim. Natalya “Sen hiç abin gibi değilsin!” dedi bozulmuş gibi. “Değilim!” dedim ben de.Ancak bir saat sonra “Hadi kızma, barışalım!” diyerek açılmamış, yeni bir votka şişesi getirdi yanında iki shot bardağı ile. Ayşe’yi kendi yatağında yatırmıştı. Yanıma oturup bacak bacak üstüne attı. Doldurduğu bardağı uzattı, “Nazdarovya!” diyerek dikti kafasına. Peşinden ben de içtim. Birkaç bardağı konuşmadan üst üste içtik. Şişenin yarısı bitmişti10 dakikada. Boğazımdan mideme inen bir yangın vardı. Natalya ise sakindi ama onun da kafası kıyak hale gelmişti. Bir süre başını geriye yasladı sonra da göğsüme koydu. Gözlerini kapattı. Uykusu var gibiydi. Benden önce de birkaç shot votka içmişti. Bir süre öylece kaldım. Nefes alıp verdikçe göğsü kalkıp iniyor, memeleri de hareket ediyordu. Santimle ölçülecek mesafedeydi memeleri. “Natalya uykun geldiyse yerine yat!” dediğimde “Ihh!” dedi gözleri kapalı halde ve daha da sokuldu. Başı karnımın üstündeydi şimdi. Ayaklarını koltuğun üstünde altına almıştı. Bembeyaz pürüzsüz bacaklarını seyrettim bir süre. Ancak ağırlığını vermeye başladığında yavaşça kalkıp onu koltuğa uzandırdım. Bacaklarını uzattım. Mini şortun kapatamadığı götünü benden yana döndü önce sonra da sırt üstü yattı. Ona dokunmamak için kendimi zor tutuyordum. Yarağım sertleşmişti artık. Kendime hâkim olamıyordum. Ayşe içerde yatıyordu, abim evde yoktu. Oğlum Furkan bu fırsat bir daha gelmez diyerek elimi bacaklarında gezdirmeye başladım. Natalya hiçbir şey hissetmiyordu sanki. Kafam gitgide güzelleşirken midem bulanmaya başlamıştı. Parmaklarımın ucunda Natalya’nın kadife gibi yumuşak, pürüzsüz tenini hissediyordum. Ayak uçlarından şortunun altına kadar parmaklarımı hafifçe üzerinde gezdirdikçe keyif alıyordum. Kasıklarının arasına elimi sokup amını hissetmek istiyordum ama uyanır diye korkuyordum. Küçük öpücükler kondurmaya başladım bacaklarına ve kalçalarına. Dudaklarımın dokunuşları sanki onu gıdıklandırmış gibi yerinde hareket etti ama uyanmadı. Gözleri halen kapalıydı. Kalkık yarağım pantolonumu zorluyordu, dar kot rahatsız etmeye başlamıştı. Battı balık yan gider diyerek ayaklarımdan çıkardım pantolonu ve baksırla kaldım. Ardından baksırı da sıyırıp çıkardım yarağımı. Sol elimle bacaklarını okşarken sağ elimle de yarağımı sıvazlıyordum. Elim daha sonra yukarıya, memelerinin üzerine kaydı. Hava dolu bir balon gibi koca memeleri aldığı nefeslerle yukarı aşağı oynuyordu. Memelerinin arasındaki derin çukurluğa işaret parmağımı soktum, her iki memesini aynı anda hissediyordum. Kalkık yarağımdan zevk sıvıları geliyordu artık. Dizlerimin üzerinde doğruldum. Natalya’nın alkolün etkisiyle ağırlaşan uykusu hız kesmeden devam ediyordu. Boynunun damarları oynuyordu durmadan. Ara ara ağzını şapırdatır gibi oluyordu. Sol elimle memelerini avuçladım, hafifçe sıktım. Sağ elim yarağımdaydı yine. Ancak bir ara fazla sıkmış olmalıyım ki inler gibi oldu ve alttaki bacakları kıpırdadı, onları kendine çekti. Acaba uyanıyor mu diye korkuya kapıldım ve elim tam memelerinin üstündeyken alkolün de etkisiyle dengemi sağlayamayıp üstüne devrildim. O anda Natalya kalktı ve Rusça bir şeyler söyledi. Çok korkmuş ve heyecanlanmıştı. Üzerinde benim olduğumu anlaması ve doğrulması bir saniye sürmedi. Karşısında bir elim yarağımda olduğu halde kalakalmıştım…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32